Ortaklığın Giderilmesi
Özet
Ortaklığın giderilmesi — eski adıyla izale-i şuyu — birlikte malik olunan bir mal üzerindeki ortaklığa son veren davadır. Türk Medeni Kanunu’nun 698 ve devamı maddelerine dayanır, sulh hukuk mahkemesinde görülür ve mal ya aynen bölünerek ya da satılıp bedeli paylaştırılarak ortaklıktan çıkılır.
Dava neyi çözer
Bir mala birden çok kişi malikse ve paylaşma konusunda aralarında anlaşma sağlanamıyorsa, ortaklığı sona erdirmek için açılan dava ortaklığın giderilmesi davasıdır. Davanın eski adı olan izale-i şuyu uygulamada hâlâ yaygın biçimde kullanılır; izalei şuyu, izaleyi şuyu ve şuyuun izalesi yazımları da aynı davayı anlatır.
Dava, kimin haklı olduğunu değil ortaklığın hangi yolla giderileceğini belirler. Sonucunda mal ya paydaşlar arasında aynen bölünür ya da satılarak bedeli paylar oranında dağıtılır (TMK m. 699/1). Bu nedenle davada klasik anlamda kazanan ve kaybeden taraftan söz edilmez; ortaklık her hâlde tasfiye edilir.
Dava hem paylı mülkiyette — halk arasındaki adıyla hisseli tapuda — hem de elbirliği mülkiyetinde açılabilir. Miras yoluyla oluşan elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642/1).
Kimler dava açabilir, kimler davalı olur
Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 698/1). Payın küçük olması dava açmaya engel değildir; diğer paydaşların onayı da aranmaz.
Davanın tüm paydaşlara yöneltilmesi zorunludur. Ortaklık herkes bakımından tek bir kararla sona ereceği için taraflar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır (HMK m. 59 ve 60). Paydaşlardan biri ölmüşse mirasçılarının tamamı davaya dâhil edilir; bu yüzden dava hazırlığının ilk adımı çoğu zaman güncel tapu kaydının ve mirasçılık belgesinin temin edilmesidir. Eksik taraf, davanın esasına girilmeden önce tamamlanması gereken bir usul sorunudur.
Bir paydaşın alacaklısı da bu davayı açabilir. Paylaşılmamış bir miras veya elbirliğiyle tasarruf olunan bir mal payının paraya çevrilmesi gerektiğinde icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar; icra mahkemesi ilgilileri dinledikten sonra gereken tedbiri alır (İİK m. 121). Uygulamada alacaklı, bu yolla alacağı yetkiye dayanarak ortaklığın giderilmesini isteyebilir.
Aynen bölme mi, satış mı
Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleşir (TMK m. 699/1). Taraflar paylaşma biçiminde anlaşamazsa hâkim önce aynen bölmeyi değerlendirir; bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmezse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır (TMK m. 699/2).
Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa hükmolunur (TMK m. 699/3). Bu değerlendirme dosyaya özgüdür: yüzölçümü, imar durumu, taşınmazın niteliği ve paydaş sayısı keşif ve bilirkişi incelemesiyle birlikte ele alınır. Bölünmeye elverişli tarım arazilerinde aynen bölme daha sık gündeme gelirken, tek bir bağımsız bölüm ya da bölünmesi imar mevzuatına aykırı düşen parseller çoğunlukla satış yoluyla paylaştırılır.
Satışın yalnız paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m. 699/3). Paydaşlardan biri buna yanaşmazsa satış herkese açık biçimde yapılır.
Satış aşaması
Ortaklığın giderilmesine ilişkin hüküm kesinleştikten sonra satış, mahkemenin görevlendirdiği satış memurluğu eliyle yürütülür ve İcra ve İflas Kanunu’nun taşınmaz satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Bugün bu satışlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne bağlı elektronik satış portalında açık artırmayla yapılmaktadır (İİK m. 111/b).
Paydaşlar da artırmaya katılabilir ve malı satın alabilir. Buna karşılık cebrî artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz (TMK m. 733/1). Bir paydaşın satışta “öncelikli alım hakkı” bulunduğu yönündeki yaygın beklenti bu nedenle bu satış türünde karşılık bulmaz; paydaş da diğer katılımcılarla aynı koşullarda teklif verir.
Satış bedelinden yargılama ve satış giderleri karşılandıktan sonra kalan tutar paydaşlara payları oranında dağıtılır. Paylar üzerinde haciz, ipotek ya da intifa hakkı bulunuyorsa bunların satış bedeli üzerinde ne şekilde devam edeceği ayrıca değerlendirilir.
Süreler ve davanın engellenmesi
Ortaklığın giderilmesi davası bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye bağlı değildir. Paylaşmayı isteme hakkı, ortaklık sürdüğü sürece kullanılabilir (TMK m. 698/1).
Bu hak yalnız sınırlı hâllerde engellenir. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir; taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m. 698/2 ve 3). Ayrıca malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü doğurabilir ve uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz (TMK m. 698/1 ve 4). Bunların dışında bir paydaşın diğerinin davasını tek başına durdurma imkânı bulunmaz.
Davanın ne kadar süreceği tek bir rakamla söylenemez. Taşınmaz sayısı, paydaş ve mirasçı sayısı, tebligatın tamamlanması, keşif ve bilirkişi raporunun alınması, itirazlar ve kanun yolu incelemesi süreyi belirleyen başlıca etkenlerdir. Satış aşaması, hükmün kesinleşmesinden sonra ayrıca zaman alır.
Mahkeme, usul ve giderler
Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 4/1-b).
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1). Dava birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir (HMK m. 12/3).
Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 316/1-a). Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır ve mahkeme koşullara göre bir defaya mahsus iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir (HMK m. 317/2).
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, ortaklığın giderilmesi davalarında kural olarak taraflara payları oranında yüklenir; dava bir hak ihlalinin değil ortaklığın tasfiyesinin aracı olduğu için giderler tek bir tarafa yıkılmaz. Harç ve gider avansını başlangıçta davacı yatırır, hükümde paylaştırma yapılır. Somut olayda usul hükümleri farklı bir sonuç doğurabilir.
Sık sorulanlar
İzale-i şuyu ne demektir?
İzale-i şuyu, ortaklığın giderilmesi davasının eski adıdır; izalei şuyu, izaleyi şuyu veya şuyuun izalesi biçiminde de yazılır. Yürürlükteki mevzuatta davanın adı ortaklığın giderilmesidir ve dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 698 ve devamı maddeleridir. İkisi arasında hukuki bir fark yoktur.
Ortaklığın giderilmesi davasını kim açabilir?
Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri (TMK m. 698/1), elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılardan her biri (TMK m. 642/1) paylaşma isteyebilir. Diğer paydaşların onayı gerekmez ve pay oranının küçüklüğü engel oluşturmaz. Bir paydaşın alacaklısı da payın paraya çevrilebilmesi için icra mahkemesinden alacağı yetkiye dayanarak dava açabilir (İİK m. 121).
Dava hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme, dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 4/1-b). Taşınmazlar bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1); taraflar başka bir yer mahkemesini kararlaştıramaz. Birden fazla taşınmaz varsa dava, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde hepsi için açılabilir (HMK m. 12/3).
Ortaklığın giderilmesi davasında zamanaşımı var mıdır?
Hayır. Paylaşmayı isteme hakkı süreye bağlı değildir ve ortaklık devam ettiği sürece kullanılabilir (TMK m. 698/1). Uzun yıllar birlikte malik olunmuş olması dava hakkını ortadan kaldırmaz.
İzale-i şuyu davası engellenebilir mi?
Ancak sınırlı hâllerde. Paylaşmayı isteme hakkı hukuki bir işlemle en çok on yıl süreyle sınırlandırılabilir; taşınmazlarda böyle bir sözleşme resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m. 698/2 ve 3). Malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması da ortaklığı sürdürme yükümlülüğü doğurabilir; ayrıca uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz (TMK m. 698/1 ve 4). Bunun dışında bir paydaş diğerinin davasını tek başına durduramaz.
Satışta paydaşların öncelikli alım hakkı var mıdır?
Cebrî artırmayla yapılan satışlarda önalım hakkı kullanılamaz (TMK m. 733/1). Paydaşlar artırmaya katılıp malı satın alabilir, ancak diğer katılımcılara göre öncelikli bir konumları olmaz. Satışın yalnız paydaşlar arasında yapılabilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m. 699/3).
Satıştan sonra para nasıl paylaşılır?
Satış bedelinden yargılama ve satış giderleri karşılandıktan sonra kalan tutar, paydaşlara tapudaki payları oranında dağıtılır. Bir pay üzerinde haciz, ipotek veya intifa hakkı varsa, bu hakların satış bedeli üzerinde nasıl devam edeceği ayrıca değerlendirilir.
Miras yoluyla gelen hisseli tapuda dava nasıl işler?
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK m. 640/2). Mirasçılardan her biri her zaman paylaşma isteyebilir (TMK m. 642/1); ayrıca bir mirasçı, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini de isteyebilir (TMK m. 644). Dava açılmadan önce mirasçılık belgesinin alınması ve tüm mirasçıların taraf olarak gösterilmesi gerekir.
Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer?
Tek bir süre söylenemez. Taşınmaz ve paydaş sayısı, tebligatların tamamlanması, keşif ve bilirkişi incelemesi, aynen bölme değerlendirmesi ve kanun yolu başvuruları süreyi belirler. Hüküm kesinleştikten sonra satış aşaması ayrıca zaman alır. Somut dosya hakkında öngörü ancak dosya incelenerek verilebilir.
Yargılama giderlerini kim karşılar?
Harç ve gider avansı başlangıçta davayı açan tarafından yatırılır. Hükümde ise yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kural olarak taraflara payları oranında yüklenir; dava bir hak ihlalini değil ortaklığın tasfiyesini konu aldığı için giderler tek bir tarafa bırakılmaz.
Aynen bölme mümkünken yine de satışa karar verilebilir mi?
Hâkim önce aynen bölmeyi değerlendirir; parçaların değeri denk düşmezse eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme yapılır (TMK m. 699/2). Aynen bölme durum ve koşullara uygun görülmezse, özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa satışa karar verilir (TMK m. 699/3). Karar, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucuna göre verilir.
Dayanaklar
- TMK m. 640Miras ortaklığı ve elbirliğiyle mülkiyet
- TMK m. 642Mirasçıların her zaman paylaşmayı isteme hakkı
- TMK m. 644Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi
- TMK m. 698Paylaşma istemi ve sınırlandırılması
- TMK m. 699Paylaşma biçimi — aynen bölme veya satış
- TMK m. 733/1Cebrî artırmayla satışta önalım hakkının kullanılamaması
- HMK m. 4/1-bOrtaklığın giderilmesinde görevli mahkeme
- HMK m. 12Taşınmazın aynından doğan davalarda kesin yetki
- HMK m. 59-60Mecburi dava arkadaşlığı
- HMK m. 316/1-aBasit yargılama usulü
- HMK m. 317/2Basit yargılama usulünde cevap süresi
- İİK m. 111/bElektronik ortamda açık artırma suretiyle satış
- İİK m. 121Elbirliği hâlindeki payın paraya çevrilmesi
Not
Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlığın yerine geçmez. Süreler ve sonuçlar olayın kendi koşullarına göre değişir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
İlgili konular