Tapu İptali ve Tescil
Özet
Tapu iptali ve tescil davası, tapu kütüğündeki bir tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek kaydın düzeltilmesini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini isteyen davadır. Dayanağını Türk Medeni Kanunu’nun tapu siciline ilişkin hükümlerinden alır; asliye hukuk mahkemesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde görülür.
Davanın konusu
Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu kütüğüne tescille kazanılır (TMK m. 705/1). Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal ve kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır; ancak bu durumda da malikin tasarruf işlemi yapabilmesi tescile bağlıdır (TMK m. 705/2).
Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ya da bir tescil yolsuz olarak terkin edilmiş veya değiştirilmişse, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m. 1025/1). Uygulamada bu dava tapu iptali ve tescil davası olarak anılır: mahkemeden hem mevcut kaydın iptali hem de taşınmazın davacı adına tescili istenir.
Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur (TMK m. 1024/2). Davanın çekirdeği buradadır: tapudaki kaydın arkasında geçerli bir hukuki sebep bulunup bulunmadığı. Tapu kaydının kendisi değil, o kaydı doğuran işlem tartışılır.
Başlıca dava sebepleri
Muris muvazaası. Mirasbırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış göstermesi. Miras hakkı zedelenen mirasçılar bu işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteyebilir. Konunun ayrıntısı ayrı bir sayfada ele alınmıştır.
İrade bozukluğu. Yanılma, aldatma veya korkutma altında yapılan devirlerde, sözleşmeyle bağlı olunmadığının; yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde bildirilmesi gerekir. Aksi hâlde sözleşme onanmış sayılır (TBK m. 39/1).
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması. Vekil, üstlendiği işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür (TBK m. 506/2). Bu yükümlülüğe aykırı bir devirde, durumu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi tescile dayanamaz (TMK m. 1024/1).
Resmî şekil eksikliği. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği resmî şekilde düzenlenmiş olmalarına bağlıdır (TMK m. 706/1). Adi yazılı ya da sözlü anlaşmaya, harici satışa dayanan devir istemleri bu kuralla karşılaşır.
Kadastro tespitine itiraz, inançlı işleme dayanan devirler ve zilyetlik. Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse mülkiyet hakkına itiraz edilemez (TMK m. 712). Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazda ise malik sıfatıyla yirmi yıllık davasız ve aralıksız zilyetlik tescil istemine imkân verir (TMK m. 713/1).
İyiniyetli üçüncü kişi sınırı
Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur (TMK m. 1023). Bu kural davanın pratikte en belirleyici sınırıdır: taşınmaz el değiştirdikçe iptal istemi, sonraki maliklerin iyiniyetli olup olmadığı sorusuna dönüşür.
Buna karşılık yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi tescile dayanamaz (TMK m. 1024/1); ayni hakkı zedelenen kişi tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir (TMK m. 1024/3). İyiniyetin bulunup bulunmadığı; taraflar arasındaki ilişki, devrin zamanlaması, gösterilen bedel ile taşınmazın değeri arasındaki fark gibi somut olgularla değerlendirilir ve her dosyada ayrıca tartışılır.
Yargılama sürerken taşınmazın yeniden devredilmesi ihtimaline karşı, çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m. 1010/1-1). Şerh, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir; bu nedenle şerh istemi çoğu zaman davanın ilk günlerinde gündeme gelir.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler
Tek bir süre yoktur; süre, davanın dayandırıldığı sebebe göre değişir. Mülkiyet hakkına dayanan iptal ve tescil istemleri ayni hakka dayandığı için kural olarak zamanaşımına uğramaz. Ancak belirli sebepler kendi süresini birlikte getirir.
Yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanan istemlerde bir yıllık süre işler (TBK m. 39/1). Kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz (3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 12/3). Saklı payın zedelenmesi nedeniyle tenkis isteniyorsa, tenkis davası açma hakkı saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571/1).
Muris muvazaasına dayanan tapu iptali ve tescil davası, yerleşik yargı uygulamasında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı tutulmamıştır. Yine de beklemek risksiz değildir: taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişilere geçmesi ve delillere erişimin zorlaşması, geç açılan davalarda ispatı fiilen güçleştirir.
Birden çok sebep bir arada ileri sürüldüğünde her sebep kendi süresiyle değerlendirilir. Hangi sürenin uygulanacağı, istemin nasıl hukuki nitelendirmeye tabi tutulduğuna ve olayın kendi koşullarına bağlıdır; bu nedenle süre sorusu dosyaya bakılmadan yanıtlanamaz.
Mahkeme, taraflar ve yargılama
Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2/1). Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1); taraflar başka bir yer mahkemesini kararlaştıramaz.
Dava, tapuda malik görünen kişiye karşı açılır. Malik ölmüşse mirasçılarının tamamı davalı gösterilir. Taşınmaz birden çok kez el değiştirmişse zincirdeki devirlerin ve her devralanın durumunun ayrı ayrı ortaya konması gerekir; aksi hâlde iptal istemi son maliki bağlamaz.
Yargılamada tapu kayıtları ve dayanak belgeleri, resmî senet, veraset ve intikal kayıtları, ödeme ve banka kayıtları, keşif ile bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir. Sonuç, ileri sürülen sebebin somut delillerle ortaya konabilmesine bağlıdır; benzer görünen iki dosya, delil durumu farklı olduğu için farklı sonuçlanabilir.
Sık sorulanlar
Tapu iptali ve tescil davası nedir?
Tapu kütüğündeki bir tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek kaydın düzeltilmesini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini isteyen davadır. Yasal dayanağı, ayni hakkı zedelenen kimseye tapu sicilinin düzeltilmesini dava etme imkânı veren TMK m. 1025/1’dir. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun tescil yolsuzdur (TMK m. 1024/2).
Tapu iptal davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2/1). Yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12/1); bu yetki sözleşmeyle değiştirilemez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı ne kadardır?
Tek bir süre yoktur. Mülkiyet hakkına dayanan istemler kural olarak zamanaşımına uğramaz; buna karşılık yanılma, aldatma veya korkutmaya dayanan istemlerde bir yıllık süre (TBK m. 39/1), kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan itirazlarda tutanağın kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre (3402 sayılı Kanun m. 12/3) uygulanır. Muris muvazaasına dayanan istemler ise yerleşik uygulamada süreye bağlı tutulmamıştır.
Kardeşler arasında tapu iptal davası açılabilir mi?
Evet. Uygulamada bu davalar çoğunlukla mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlere dayanır ve muris muvazaası ile tenkis istemleri gündeme gelir. Dava, tapuda malik görünen kardeşe karşı açılır; mirasçılık sıfatının ve mirasbırakanın devirdeki gerçek iradesinin ortaya konması gerekir. Her mirasçının istemi kendi miras payıyla sınırlıdır.
Tapu iptal davasını kimler kazanır?
Davanın sonucunu belirleyen şey, iddianın hangi hukuki sebebe dayandırıldığı ve o sebebin somut delillerle ortaya konabilmesidir. Tapu kaydının arkasındaki işlemin geçersiz ya da hukuki sebepten yoksun olduğu ispatlanamazsa istem reddedilir; taşınmazı tescile iyiniyetle dayanarak kazanan üçüncü kişinin kazanımı ise korunur (TMK m. 1023). Belirli bir sonuç önceden söylenemez.
Taşınmaz üçüncü kişiye satılmışsa dava açılabilir mi?
Açılabilir, ancak sonuç üçüncü kişinin iyiniyetine bağlıdır. Tescile iyiniyetle dayanarak hak kazanan üçüncü kişi korunur (TMK m. 1023); yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi ise tescile dayanamaz (TMK m. 1024/1) ve tescilin yolsuzluğu ona karşı doğrudan ileri sürülebilir (TMK m. 1024/3).
Dava sürerken taşınmazın devredilmesi nasıl önlenir?
Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m. 1010/1-1). Şerh, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir; böylece sonraki devralanların iyiniyet iddiası ortadan kalkar. Şerh istemi hakkında mahkeme karar verir.
Tapu kaydının düzeltilmesi davası ile aynı şey midir?
Uygulamada ikisi ayrılır. Kayıt malikinin ad, soyad veya kimlik bilgisindeki yanlışlıklar dar anlamda tapu kaydının düzeltilmesi konusudur; ilgililerin yazılı rızası yoksa tapu memuru sicildeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir, basit yazı yanlışlıklarını ise resen düzeltir (TMK m. 1027). Taşınmazın kime ait olduğu tartışılıyorsa dava, yolsuz tescile dayanan tapu iptali ve tescil davasıdır (TMK m. 1024-1025).
Hangi belgelerle başlanır?
Güncel tapu kaydı ve tapu müdürlüğündeki dayanak belgeleri, resmî senet, mirasçılık belgesi, varsa ödeme ve banka kayıtları, vekâletname örnekleri ve devirle ilgili yazışmalar başlangıç için gereken temel belgelerdir. Kadastroya dayanan istemlerde kadastro tutanakları da istenir. Dosyanın gerektirdiği belgeler sebebe göre değişir.
Dava ne kadar sürer?
Süre; taraf sayısına, tebligatların tamamlanmasına, keşif ve bilirkişi incelemesinin kapsamına, tanık dinlenip dinlenmeyeceğine ve kanun yolu başvurularına bağlıdır. Zincirleme devirlerin bulunduğu dosyalar belirgin biçimde uzar. Somut bir öngörü ancak dosya incelendikten sonra verilebilir.
Dayanaklar
- TMK m. 705Taşınmaz mülkiyetinin tescille kazanılması
- TMK m. 706Devir sözleşmelerinde resmî şekil zorunluluğu
- TMK m. 712-713Olağan ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı
- TMK m. 1010/1-1Çekişmeli hakların tapuya şerhi
- TMK m. 1023İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımının korunması
- TMK m. 1024Yolsuz tescil ve iyiniyetli olmayan üçüncü kişi
- TMK m. 1025Tapu sicilinin düzeltilmesi davası
- TMK m. 1027Sicildeki yanlışlığın düzeltilmesi
- TMK m. 571/1Tenkis davasında hak düşürücü süreler
- TBK m. 39/1İrade bozukluğunda bir yıllık süre
- TBK m. 506/2Vekilin sadakat ve özen borcu
- HMK m. 2/1Asliye hukuk mahkemesinin görevi
- HMK m. 12/1Taşınmazın bulunduğu yerde kesin yetki
- Kadastro K. m. 12/3Kadastrodan önceki sebeplerde on yıllık süre
Not
Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlığın yerine geçmez. Süreler ve sonuçlar olayın kendi koşullarına göre değişir; mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir.
İlgili konular